Hiç Bir Kalpten Söküldün Mü?

Hiç Bir Kalpten Söküldün Mü

Hiç bir kalpten söküldün mü? Zorla dışarıya attılar mı? Bırakmadılar değil mi seni orada? Kendi auran da yaşar giderdin ne güzel, çıkmak istemedin ama attılar işte, kabullen artık, orada yoksun sen, söküldün. Gelin dertleşelim.

Hiç Bir Kalpten Söküldün Mü?

Kayboldun da bulunmak için bir şey yaptın mı? Kalpten söküldün de, sökülmemek için çabalarının gereksiz olduğunu anladın mı? Yol almak zor herkes için, devam edebilmek ya da o anda kalıp hissedebilmek zor… Anlamak daha zor, her zaman insan farkında olmamayı tercih ediyor. Doğamızda var çünkü, zora değil kolaya alışmak, kolayı seçmek. Çabalayanlar başkalarının gözünde nasılsa hemen fişlendi, zaten yapamaz dendi.

İnsanlar acımasız doğaya, hayvanlara, yapraklara, suya, her şeye. Varlıklarının ne olduğunu bilmeden isyankar ve vurdumduymaz. Toplumda yaşamaya uygun olmayan insanlarla dolu, ponçik kalbi olan insanlar eziliyor, yıpranıyor. İnsana insan gibi davrananlar yanıyor, kavruluyor. Cinsiyeti bir kenara bırakalım artık, kadını erkeği yok bu işin, insan olalım önce, insan.

Hiç Bir Kalpten Söküldün Mü

Kafam karışık, içim huzursuz, deliriyorum galiba. Ben neyim? Ne olacağım? Nereden geldim? Nereye gideceğim? Sorgu sorguyu doğuruyor! İç sesim kendi sesimi kesiyor. Eskisi gibi muhabbet edemez, susar kalır oldum.

6-7 gün önce bir mesaj geldi. Yoga eğitimi var, katılmak ister misin? Düşünmedim aslında, sadece sessiz kaldım, gene direkt dahil oldum. Ne yapacağımı bilmiyordum, teslim oldum. Söylenenleri yapmak biraz basit geldi. Bir şeyler yapmak için her zaman plan yapan bendim, yogada  ilk karşılama bu kısımdı. Düşünme yetisini yoga için sevgili Gizem Hocama yükledim. Şu an yoga yapıyorum. Çabalıyorum. Zorlanıyorum da, düşünmemeye çalışıyorum. Hak edene hakkettiğini vereceğim.

Hiç bir kalpten söküldün mü? Söktüler hem de çatır çatır. Herkesin başına gelmiştir. Önemli olan yaralanmadan ders almak, seveceğiz, mutlu olacağız, hatta kendimizi daha çok seveceğiz, sonrası zaten gelir. Sökmeyin kalpleri, acımasız olmayın, üstüne gitmeyin. Hırsızı evine kadar kovalamayın. Dünya zaten yalan dolan, hayat çok kısa, gönlümüzce yaşamamız gerek etik kurallar içinde insan olarak. Sökülen kalple mücadele için değildi bu çabam, benliğim, kendim, düşüncelerim, bozulan yapımın geri gelmesi içindi. Artık çok rahatım. Bu kadar kısa sürede oluşabileceğini sanmıyordum. Sadece ben varım, yalnızlığım ve ben, benim karışık ve biçimsiz düşüncelerim, sırtımda taşıdığım onca kıyafet kalıbı, hepsinden kurtulma yolculuğum artık başladı. Kalbim daha mutlu, kalbim dolu.

Yazının Değerli Şarkısı Yoga Arkadaşıma Teşekkür Ederim.

Nil Karaibrahimgil – Yürüdün mü? 

Öneri yazımı okumak için buraya tıklaya bilirsiniz.

berkecaliskan tarafından paylaşıldı.

Merhaba ben Mehmet Berke Çalışkan genç bir mühendisim, hayatın getirileri götürüleri ve absürtlüklerine değindiğim, düşüncelerimi ve deneyimlerimi aktardığım bir site yapmak istedim ve işte karşınızda. İyi Okumalar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.